BİR KARANLIĞI EVCİLLEŞTİRMEK
İçimde bir karanlık büyüyor. Adı yok, sanki kendi bile yok ama aslında varlığı çok gerçek. İçimde bir ülke var, henüz adı konmamış. Ne haritalarda ne de bilenen rotalarda yok. Bu ülkeye sık sık uğrar oldum son zamanlarda. Karamsarlığın gri bulutlarıyla kaplı bir gökyüzü ve umutsuzluğun kurak ovaları sarmış bu ülkenin her yanını. Her şey daha yavaş, daha sessiz... Siz hiç kendi iç coğrafyanıza yabancılaştınız mı? Bildiğiniz yollar kayboldu, duygularınız dönüştü mü? Bugün o ülkenin içinden yazıyorum bu satırları. Adını bir türlü koyamadığım ama içinde kaybolduğumu bildiğim bir yerden. Umudun göç ettiği bir kentte yaşıyor ruhum. En çok da belirsizlik yoruyor onu. Nereye gideceğini bilememek adım atmayı öyle zorlaştırıyor ki... Bazen bu yabancı hisleri içimde bastırmaya çalışıyorum, suskunlukla mühürlüyorum. Ama sonra düşünüyorum, belki de bu duygular sadece içimde kalmamalı. Sanırım o ülkenin sınırlarını aşmalı ve başka haritalara yayılmalı. Çünkü bazen bir kelime bile taşımakta zor...