KIRIK ZİHNİN YANSIMALARI
"Bazen elimizden kayıp giden her şey sadece bir yansımadan ibarettir. Dolayısıyla bazı şeyler asla bizimle ilgili değildir ama bunu anlamak zaman alır."
Bazen en acı hislerle boğuşurken buluyor musunuz kendinizi? Kötü bir söz işitince, kırıcı bir davranışla karşılaşınca ya da her ne ise... Tüm bunlar bazen bizden bağımsız olarak başkalarının şekillenen dünyasından, kırık zihinlerinden yansır. Tüm bunlar o kişinin içinde bulunduğu karanlığın bir yansımasıdır. Elbette sadece bir yansıma da olsa bu karanlığı kendimizde hissetmek derin izler bırakabilir, acı hissettirebilir. Ama unutmamak gerekir ki sizi özgürleştirecek bir farkındalık da getirir: Bu olay seninle ilgili değil. Hiçbir zaman da olmadı...
Yakın zamanda deneyimlediğim bir olay beni çok düşündürdü. Sonra geçmişe dönüp baktığımda bir şey öğrendim; her zaman, her şeyden bir ders çıkarabilirim. Bazen insanlar üzgün olunca size tavsiyelerde bulunur ya hani, "Üzülme, geçecek," derler ya da "Kafana takma, bu senden kaynaklanan bir sorun değil," derler. Tabii bunu genelde söyleyenler de uygulayamaz ama neyse. Size söylendiğinde öfkelenirsiniz, bunları uygulamanın söylenmesi gibi kolay olmadığını düşünürsünüz. Aslında haklısınız. Aynı hisleri taşırdım ben de. Son deneyimimde de aynı şeyler tekrarlandı aslında. Ta ki bir an zihnimde farklı bir aydınlanma yaşayana kadar... Evet, gerçekten böyle oldu. Bazı gerçeklerin farkına varıp kabullenince tüm o tavsiyeleri uygulamanın ne kadar kolay olduğunu anladım. Ama dedim ya, farkına varıp kabullenince. Yani bunları size bin kere de söyleseler bir kerede fark etmez. Kalbiniz ve zihniniz bunu kendi kabul ettiğinde yeni bir dönüşüm başlar sadece.
İnsanların söyledikleri ve yaptıkları aslında onların yolculuklarını yansıtır. Biz sadece kendi yolculuğumuza odaklanmalıyız. O acı veren sözler, kırıcı davranışlar ve bakışlar... Hepsi geçici bir andır sadece ve başkalarının kırık zihninden, bizim kontrolümüz dışında yansır. Gerçek olan bizi büyüten, bizi güçlendiren ve bizi kim olduğumuzu keşfetmeye zorlayan şeylerdir. Yani buradaki tek rolümüz, deneyimimizi içimize işleyip yolumuza devam etmektir.
Ya hayatın bize yolladığı tüm zorluklar sadece bizim içimizdeki gücü keşfetmek içinse? Ya tüm bunlarda kendimizi bulup yolumuza koyulmak içinse? Aması yok aslında, düpedüz öyle... Bazen hayatın sunduğu tüm zorluklar içimizdeki gücü uyandırır. Bazen kalbimizde hissettiğimiz kırgınlık bizi daha derin düşünmeye iter. Çünkü insan en çok acı çektiğinde güçlenir, büyür. İşte bunu öğrenince ise insanlar seni kırmak için elinden geleni yapsa dahi bir daha sen aynı şekilde düşünmezsin. İşte bu, gerçek bir dönüşüm noktasıdır.
Kısaca bir sonuca varacak olursak eğer; içsel gücümüzü keşfettiğimizde başkalarının kırıcı söz ve davranışları bizi etkilemez. Çünkü artık dışarıdaki her şeyin içimize nasıl yansıdığını ve bunu nasıl dönüştürebileceğimizi öğrenmişizdir. Gerçek güç, başkalarının kırık zihinlerinden ve dünyalarından yansıyanlardan bağımsız olarak kendi yolumuzu bulmakta ve her deneyimden ders alıp daha güçlü bir şekilde ilerlemektedir. İşte o zaman hayat, her ne olursa olsun, bizi şekillendiren değil dönüştüren ve kendi benliğimize götüren bir yolculuk olur.
Gerçek güç, tüm yansımalardan sıyrılıp kendi içindeki ışığı bulmaktır...
Yorumlar
Yorum Gönder